Böbrekler kandaki atık maddeleri ve vücuttaki fazla su ve tuzu temizlemekten sorumlu, her iki boşluk bölgemizde yerleşmiş olan organlardır. Böbreği oluşturan hücrelerin aşırı ve kontrolsüz çoğalması ile oluşan kanser türüdür. Böbrek kanseri böbreğin idrarı üreten kısmından (parankim) ve idrarın toplandığı havuzcuktan (toplayıcı sistem) kaynaklanan kanserler olmak üzere genel olarak ikiye ayrılır. İki kanserin tanı ve tedavisi birbirinden oldukça farklıdır. Dünya sağlık örgütü(WHO) verilerine göre böbrek kanseri her yıl eklenen yaklaşık 400 bin yeni vakayla erkeklerde en sık görülen 9., kadınlarda en sık görülen 14. kanserdir.
Şekil: Böbrek anatomisi
BÖBREK KANSERİ İÇİN RİSK FAKTÖRLERİ?
Sigara içmek: Sigara böbrek kanseri gelişme riskini iki katına çıkarır. Erkeklerde böbrek kanserlerinin yaklaşık% 30'una ve kadınlarda yaklaşık% 25'ine neden olduğuna inanılmaktadır. Cinsiyet: Erkeklerin böbrek kanserine yakalanma olasılığı kadınlara göre 2-3 kat daha fazladır. Irk: Siyahi ırkta böbrek kanseri oranları daha yüksektir. Yaş: Böbrek kanseri tipik olarak yetişkinlerde bulunur ve genellikle 50 ila 70 yaşları arasında teşhis edilir. Beslenme ve kilo: Araştırmalar sıklıkla böbrek kanseri ve obezite arasında bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Yüksek tansiyon: Hipertansiyonu olan erkeklerde böbrek kanseri gelişme olasılığı daha yüksek olabilir. Bazı ilaçların aşırı kullanımı: Fenasetin içeren ağrı kesiciler, Aspirin, asetaminofen, ibuprofen ve diüretikler ile böbrek kanseri arasında ilişki bulunmuştur. Kadmiyuma maruz kalma: Bazı çalışmalar kadmiyuma maruz kalma ile böbrek kanseri arasında bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Piller, boyalar veya kaynak malzemeleriyle çalışmak da kişinin riskini artırabilir. Bu risk kadmiyuma maruz kalan sigara içenler için daha da yüksektir. Kronik böbrek yetmezliği: Böbrek fonksiyonlarını azalmış ancak diyalize ihtiyaç duymayan kişiler, böbrek kanseri gelişimi için daha yüksek risk altında olabilir. Uzun süreli diyaliz: Uzun süredir diyalize giren insanlar böbreklerinde kanserli kistler geliştirebilirler. Organ nakli: Organ nakli yapılan kişilerde böbrek kanseri riski 5 kat artar. Bu risk böbrek naklinde daha da yüksektir. Ailede böbrek kanseri öyküsü: Ebeveyn, erkek kardeş, kız kardeş veya çocuk gibi böbrek kanseri ile birinci derece akrabası olan kişilerde hastalığı geliştirme riski artar. Aile üyelerine 50 yaşından önce teşhis konmuşsa ve her iki böbrekte de kanser olması durumunda risk daha da artar.
Ailenizde böbrek kanseri varsa sonuçları doktorunuzla paylaşmanız önemlidir. Aile geçmişinizi anlayarak, siz ve doktorunuz riskinizi azaltmak ve sağlığınız hakkında proaktif olmak için adımlar atabilirsiniz. Genetik durumlar ve böbrek kanseri
Böbrek kanseri kalıtsal olarak geçebilse de nadirdir ve yaklaşık% 5 oranında görülür. Böbrek kanseri gelişme riskini artıran sadece birkaç spesifik gen bulunmuştur ve birçoğu spesifik genetik sendromlarla bağlantılıdır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.
Von Hippel-Lindau (VHL) sendromu
Hereditary papillary renal cell carcinoma (HPRCC)
Birt-Hogg-Dubé (BHD) sendromu
Hereditary leiomyomatosis and renal cell carcinoma (HLRCC)
Tuberous sclerosis complex (TSC) sendromu
BÖBREK KANSERİNDEN KORUNMA
Bu hastalığı tamamen önlemenin kanıtlanmış bir yolu olmasa da, riskinizi aşağıdaki yollarla azaltabilirsiniz:
Sigarayı bırakmak
Kan basıncını düşürme
Sağlıklı bir vücut ağırlığının korunması
Meyve ve sebzelerde yüksek ve yağ oranı düşük bir diyet
BÖBREK KANSERİ OLANLARDA GÖRÜLEN BULGU VEYA ŞİKAYETLER?
Böbrek kanseri olan kişiler aşağıdaki semptomları veya bulguları yaşayabilir. Bazen böbrek kanseri olan kişilerin bu değişikliklerden hiçbiri yoktur.
İdrarda kan
Yan veya sırtta ağrı veya basınç hissi
Ayak bileklerinin ve bacakların şişmesi
Yüksek tansiyon
Kansızlık(anemi)
Yrgunluk
İştah kaybı
Açıklanamayan kilo kaybı
Erkekler için bir testiste etrafında varikosel olarak bilinen genişlemiş damar kümesinin hızlı gelişimi büyük bir böbrek tümörünün mevcut olabileceğini gösterebilir.
BÖBREK KANSERİ TARAMA TESTLERİ VARMIDIR?
Erken evre böbrek kanserini tespit etmek için rutin tarama testleri mevcut değildir. Doktorunuz riski yüksek olan kişileri tarayabilir. Ailede böbrek kanseri öyküsü olan kişiler için bazen erken evre böbrek kanseri aramak için BT taramaları veya böbrek ultrasonografisi yapılabilir.
BÖBREK KANSERİNDE TANI NASIL KONUR?
Doktorunuz kanserin vücudun başladığı yerden başka bir bölgesine yayılıp yayılmadığını öğrenmek için bazı testler ve USG/BT gibi tetkikler yapar. Örneğin görüntüleme testleri sonucunda kanserin yayılıp yayılmadığını gösterebilir.
Aşağıda listelenen testlerin tümü her kişi için kullanılmayacaktır. Bir test seçerken doktorunuz bu faktörleri göz önünde bulundurabilir:
Şüphelenilen kanser türü
Belirtileriniz
Yaşınız ve genel sağlığınız
Daha önceki tıbbi testlerin sonuçları
Fiziksel muayeneye ek olarak, böbrek kanserini teşhis etmek için aşağıdaki testler kullanılabilir: Kan ve idrar tahlilleri: Doktor kandaki kırmızı kan hücrelerinin sayısını kontrol etmek için hemogram testi yaptırmanızı önerebilir. Kan, bakteri veya kanser hücrelerini aramak için bir idrar testi önerilebilir. Bu testler böbrek kanserinin mevcut olduğunu düşündürebilir, ancak kesin tanı koymak için kullanılamazlar. Biyopsi: Biyopsi, mikroskop altında incelenmek üzere az miktarda dokunun çıkarılmasıdır. Bu genellikle girişimsel bir radyolog tarafından lokal anestezi kullanılarak ayaktan tedavi olarak yapılır. Bir patolog daha sonra numuneleri analiz eder ve sonuçları açıklayan bir patoloji raporu yazar. Patoloji raporu: Tedavinin planlanmasında önemli olan böbrek kanserinde yer alan hücre türünü tanımlar. Medikal onkologlar metastatik böbrek kanserini tedavi etmek için sistemik bir tedavi önermeden önce bir patoloji raporuna sahip olmalıdır. Her hastanın durumu farklı olduğundan, hasta tedaviden önce biyopsi gerekip gerekmediğini doktorlarıyla dikkatlice tartışmalıdır.
Görüntüleme
Ultrason: Böbrekteki kitleler için taramada kullanılan ilk tetkiktir. Çoğu zaman ultrasonda saptanan bir kitle sonrası ileri tetkik olarak BT ve MR çekilir. Bilgisayarlı tomografi (BT):Kitleyi kist veya iyi huylu anjiomiyolipomdan ayırmak için kullanılır. PET-CT taramasının böbrek hücreli karsinomda yararlı olmadığını lütfen unutmayın.
Manyetik rezonans görüntüleme (MRI): Taramadan önce gadolinyum adı verilen özel bir ilaç ile damar içinden verilerek böbrek kitlelerinin daha iyi görünmesini sağlar ve tedavi kararı vermede oldukça etkilidir.
Sistoskopi ve nefro-üreteroskopi: Bazen üst üriner sistem veya böbrek pelvisinin ürotelyal kanseri için sistoskopi ve nefro-üreteroskopi adı verilen endoskopik girişim ve görüntüleme yapılabilir. Bu böbrek hücreli karsinom için kullanılmazlar. Bu prosedür mikroskop altında incelenmek üzere tümör hücrelerini elde etmek, biyopsi yapmak ve bazen küçük tümörleri tamamen yok etmek için kullanılabilir.
BÖBREK KANSERİ AŞAMALARI NELERDİR?
Böbrek kanseri tanısı konulduğunda evrelenmesi veya yayılım durumunun belirlenmesi gerekir. Bu tedaviyi şekillendirecektir.
Evreleme yapılırken hastalığın yayılım alanı ve ne kadar agresif olduğunu bilmek önemlidir. 0’dan IV’e kadar sıralanmış olan evreler kanserin ilerleme derecesini göstermektedir. Kanserin en ilerlemiş evresi IV rakamı ile ifade edilir.
Evre I
Tümör sadece böbrektedir ve büyüklüğü 7 cm veya daha küçüktür. Kanser, lenf bezlerine ya da uzak organlara yayılım göstermemiştir.
Evre II
Tümör halen sadece böbrektedir ve 7 cm’den büyüktür. Kanser, lenf bezlerine ya da uzak organlara yayılım göstermemiştir.
Evre IIIa: Tümör, ana toplardamarda (böbrek toplardamarı veya ana toplardamar) veya böbreği saran dokularda gelişmeye başlamıştır, ancak böbreküstü bezinde yada böbrek etrafındaki yağ dokusunu saran zarın (greto fasyası) ötesinde görülmez. Kanser, lenf bezlerine ya da uzak organlara yayılım göstermemiştir.
Evre IIIb: Tümör, böbrek dışında farklı büyüklüklerde gelişebilir, ancak böbrek etrafındaki yağ dokusunu saran zarın (greto fasyası) ötesine yayılım göstermez. Kanser, yakınındaki lenf bezlerine yayılmıştır, ancak uzak lenf bezlerinde ya da uzak organlarda görülmez.
Evre IVa: Tümör, böbrek etrafındaki yağ dokusunu saran zarın (gereto fasyası) ötesinde gelişir ve böbreküstü bezlerinde de görülebilir. Yakındaki lenf bezlerine yayılım gösterebilir ya da göstermeyebilir. Ancak, uzak lenf bezlerinde ya da uzak organlarda görülmez.
Evre IVb: Tümör, farklı boyutlarda olabilir ve böbrek dışında gelişim gösterebilir. Yakındaki lenf bezlerine yayılım gösterebilir ya da göstermeyebilir. Ancak kanser uzak lenf bezlerine ve/veya uzak organlara ilerler.
Şekil: Evre I Böbrek kanseri Şekil: Evre II Böbrek kanseri
Şekil: Evre III Böbrek kanseri Şekil: Evre IV Böbrek kanseri
BÖBREK KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?
CERRAHİ: Laparoskopik parsiyel nefrektomi- böbreğin sadece tümör olan bölümünün alınması.
Laparoskopik radikal nefrektomi- böbreğin tamamının alınması
Böbrek kanseri ameliyatı; tümörün ve çevresindeki sağlıklı dokunun çıkarılmasıdır. Kanser böbreklerin dışına yayılmadıysa tek etkili tedavi yöntemi cerrahidir.
Radikal nefrektomi: Tümörü, tüm böbreği ve çevresindeki dokuyu çıkarmak için yapılan ameliyatlara radikal nefrektomi denir. Yakındaki doku ve çevresindeki lenf düğümleri de hastalıktan etkilendiyle ameliyata lenf nodu diseksiyonu da eklenir. Kanser böbreküstü bezine veya yakındaki kan damarlarına yayılmışsa, cerrah böbrek üstü bezini adrenalektomi adı verilen bir prosedür sırasında ve ayrıca kan damarlarının ilgili bölümünü çıkarabilir. Açık radikal nefrektomi genellikle büyük bir tümörün tedavisi için önerilir. Bazen böbrek tümörü doğrudan renal ven içinde büyür ve kalbe giderken vena kavaya girer. Bu olursa, tüm hastalıkları güvenli bir şekilde gidermek için karmaşık kardiyovasküler cerrahi tekniklere ihtiyaç vardır.
Parsiyel nefrektomi: Parsiyel nefrektomi sadece tümörün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Bu tip cerrahi böbrek fonksiyonunu korur ve ameliyattan sonra kronik böbrek hastalığı gelişme riskini azaltır. Araştırmalar, parsiyel nefrektominin cerrahi mümkün olduğunda T1 tümörleri için etkili olduğunu göstermiştir.
Doç.Dr. Hakan Öztürk Radikal nefrektomi ve parsiyel nefrektomi ameliyatları laparoskopik olarak yapmaktadır.
LAPAROSKOPİK RADİKAL NEFREKTOMİ;
YOUTUBE video için;
FOKAL TEDAVİLER- Radyofrekans ablasyon-Krioablasyon:4 cm den küçük kitleler için kullanılır.
KEMOTERAPİ: böbrek kanseri hücreleri kemoterapi tedavisine genellikle direnç gösterir. Bu sebeple de, standart tedavi olarak uygulanmaz. Vinblastin, floksuridin, 5-florourasil (5-FU), kapesitabin ve gemsitabin, az sayıda böbrek kanseri hastasına fayda sağlayan kemoterapi ilaçlarıdır.
RADYOTERAPİ: böbrek kanserleri radyasyona çokta duyarlı değildir. Bu nedenle radyoterapi, kanserin gelişimini yavaşlatmak ve ağrıyı azaltmak için kullanılabilen bir tedavi yöntemidir.
YENİ NESİL AKILLI İLAÇLAR: Sunitinib (Sutent®)
Sunitinib’de birkaç tirozin kinaz’ı engeller, ancak bu engelleme sorafenib’le aynı değildir. Bu ilaç hem büyüyen kan damarlarına hem de kanser hücrelerinin büyümesine yardım eden diğer hedeflere saldırır. Pazopanib (Votrient®)
Pazopanib’de sunitinib gibi kanser hücresinin gelişimini yavaşlatan ya da durduran bir başka tirozin kinaz inhibitördür. Ayrıca, kanser hücrelerinin gelişmesine yardımcı olan yeni kan damarlarını oluşturmasını engeller. Aksitinib (Inlyta®)
Aksitinib’de tıpkı sunitib ve pazopanib gibi yeni kan damarlarının oluşumunu ve kanser hücresinin büyümesini sağlayan tirozin kinaz’ı engelleyen bir ilaçtır. Bu ilaca daha çok uygulanan bir başka tedaviden sonra başvurulur. Sorafenib (Neksavar®)
Sorafenib, kanseri besleyen yeni kan damarlarını (anjiogenez) ve kanser hücresinin içindeki büyüme uyarısı yapan molekülleri engeller. Bunu, hücre büyümesinde ve yaşamasında önemli bir yer tutan çeşitli tirozin kinazları engelleyerek gerçekleştirir. Cabozantinib (Cabometyx®)
25 Nisan 2016 tarihinde FDA onayı alan Cabozantinib; öncesinde yeni damar oluşumu engelleyici tedavi alan böbrek kanserli hastalarda kullanılmaktadır. Cabozantinib etkisini kinaz adı verilen yapılar üzerinden göstermektedir. MET, VEGFR 1-2, RET, ROS 1, KIT gibi kinazların çalışmasını engelleyerek uzak dokulara yayılımının (metastaz), yeni damar oluşumunun, ilaçlara karşı direnç oluşumunun önüne geçmektedir. En sık görülen yan etkileri ishal, yorgunluk, mide bulantısı, azalmış iştah, yüksek tansiyon, kusma olarak sıralanabilir. Temsirolimus (Torisel®)
Temsirolimus, mTOR (normalde hücrelerin büyümesine ve bölünmesine yardımcı olur) olarak bilinen hücre proteinini engeller, kanser hücrelerine zarar verir ve gelişimini önler. Bu ilacın, seyri kötü giden ileri evre böbrek kanserlerinin tedavisinde fayda sağladığı gözlenmiştir. Everolimus (Afinitor®)
Everolimus’da mTOR proteinin bloke eder. Kanser hücrelerine giden kan akışını azaltarak beslenip gelişmesine engel olur. İleri evre böbrek kanseri tedavisinde, sorafenib ya da sunitinib uygulandıktan sonra kullanılan bir ilaçtır. Bevasizumab (Altuzan®)
Bevasizumab, yeni kan damarlarının gelişimini durdurur. Böbrek kanseri olan bazı hastalarda interferon-alfa ile birlikte kullanıldığında fayda sağlayabilir.
İMMUNOTERAPİLER Nivolumab (Opdivo ®)
İleri evre (metastatik = 4. evre) böbrek kanseri tedavisinde yeni nesil immünoterapi ilaçları başarı göstermiştir. Bağışıklık sistemi fren mekanizması baskılayıcısı (immun checkpoint inhibitor) olarak adlandırılan bir ilaç olan Nivolumab (Opdivo), ileri evre böbrek kanserli hastaların yaşam süresini kayda değer oranda uzatmıştır.
Kanser hücresi, üzerinde bulundurduğu PD L1 molekülü aracılığıyla bağışıklık sistemi elemanı olan T hücrelerine üzerinde bulundurduğu PD 1 algaçına bağlanmaktadır bu sayede adeta sağlıklı vücut hücresiymiş gibi davranarak savunma sisteminden kaçabilmektedir. Yeni nesil immünoterapi ilacı olan Nivolumab da bu bağlanmayı engellemekte ve böylece bağışıklık sisteminin kanserli hücreleri daha kolay tanımasını ve yok etmesini sağlamaktadır. En sık görülen yan etkileri güçsüzlük, öksürük, mide bulantısı, isilik, nefes almakta zorlanma, ishal, kabızlık diye sıralanabilir. Sitokinler
Bu sitokinler çoğunlukla interlökin-2 (IL-2) ve interferon-alfa’dır. Her iki sitokin de, böbrek kanserinin bir miktar küçülmesini sağlayabilir. İnterlökin-2 (IL-2)
Geçmişte ileri evre böbrek kanserinde ilk tedavi olarak sıkça kullanılan IL-2’nin, bazı hastalarda halen fayda sağlayabileceği düşünülmektedir. Ancak uygulaması zor olan ve ciddi yan etkilere yol açabilen bu tedavi, sadece yan etkileri kaldırabilecek sağlık koşullarına sahip olan ya da hedefe yönelik ilaçlara yanıt vermeyen hastalarda kullanılmaktadır. İnterferon-alfa
Vücudun bağışıklık sistemini uyaran birkaç farklı hücreden doğal olarak meydana gelen maddelerdir. Bu maddeler laboratuvar ortamında sentetik olarak da üretilerek kanser tedavisinde kullanılabilir. Bu tedavi yönteminde bağışıklık sistemini canlandırmak ve vücudu harekete geçirmek için çok miktarda sentetik protein verilir. İnterferon-alfa, İnterlökin-2 (IL-2)’den daha az yan etkiye sahiptir, ancak tek başına kullanıldığında kanserin tedavisinde etkili değildir. Bu nedenle daha çok hedefe yönelik ilaç Bevasizumab (Altuzan) ile birlikte uygulanır.
LAPAROSKOPİK RADİKAL NEFREKTOMİ
Böbrek Kanseri tedavisi için minimal invaziv cerrahi tedavi prosedürüdür.
Laparoskopik radikal nefrektomi nedir?
Böbrek kanseri için minimal invaziv bir cerrahi tedavidir. Kitle,böbrek ve çevre dokuların birlikte çıkarılması için birkaç anahtar deliği kesisi gerektirir.
Laparoskopik nefrektominin açık operasyona göre avantajları nelerdir?
Böbrek kanseri cerrahi tedavisinde laparoskopik ameliyatlar altın standart yöntemlerdir.
Büyük bir kesi gerektirmez.
Hastanede kalış süresini kısaltır. ( 2 gün)
Ameliyat sonrası ağrı kesicilere dah az ihitiyaç duyulur.
Laparoskopik görüşte dokular 8-10 kat büyütme altında görülür.
Ameliyattan iki-dört hafta sonra normal aktivitenin yeniden başlar.
Kozmetik sonuçları idealdir.
Laparoskopik radikal nefrektomi prosedürü ne kadar sürer?
Genellikle 1,5-2,5 saattir. Her olgu kitle büyüklüğü ve bireysel anatomi nedeniyle farklılık gösterir.
Laparoskopik radikal nefrektomiden sonra hastanede ne kadar kalacağım?
Hastaların çoğunluğu 2 gün sonra taburcu edilir. Ancak, taburcu süresi vaka bazında kararlaştırılır. İkinci gecede hastaların yüzde 90'ından fazlası evlerine gider.
Ben laparoskopik radikal nefrektomi için iyi bir adaymıyım?
Lokalize bir böbrek kanseri tanısı konan hastalar bu prosedüre adaydır.
Nasıl yaptırabilirim?
Doç. Dr. Hakan ÖZTÜRK tam zamanlı olarak MEDİCALPARK İZMİR hastanesinde çalışmaktadır. Dr. Öztürk'ün hasta danışmanından 0533 703 57 20 nolu telefon ile randevu alabilirsiniz.
LAPAROSKOPİK PARSİYEL NEFREKTOMİ
Böbrek Kanseri tedavisi için minimal invaziv cerrahi tedavi prosedürüdür.
Laparoskopik parsiyel nefretomi nedir?
Böbrek kanseri için minimal invaziv bir cerrahi tedavidir. Sadece kitlenin çıkarılıp böbreğin alınmadığı bir operasyon şeklidir. Laparoskopik parsiyel nefrektominin diğer operasyonlara göre avantajları nelerdir?
Böbrek kanseri cerrahi tedavisinde laparoskopik ameliyatlar altın standart yöntemlerdir.
Böbreğin korunduğu bir operasyon şeklidir. Vakların %90’ında non-iskemik yöntemle böbreğin kanlanması bozulmadan yapılmaktadır.
Büyük bir kesi gerektirmez.
Hastanede kalış süresini kısaltır. ( 2 gün)
Ameliyat sonrası ağrı kesicilere dah az ihitiyaç duyulur.
Laparoskopik görüşte dokular 8-10 kat büyütme altında görülür.
Ameliyattan iki-dört hafta sonra normal aktivitenin yeniden başlar.
Kozmetik sonuçları idealdir.
Laparoskopik persiyel nefrektomi prosedürü ne kadar sürer?
Genellikle 1,5-2,5 saattir. Her olgu kitle büyüklüğü ve bireysel anatomi nedeniyle farklılık gösterir.
Ben laparoskopik parsiyel nefrektomi için iyi bir adaymıyım?
Lokalize bir böbrek kanseri tanısı konan hastalar bu prosedüre adaydır. Tümör çapı 7 cm den küçük olmalı ve böbreğin santrali denilen dölgede ve ana damarlara uzak bir alanda olmalıdır. Bu karar doktorunuz tarafından incelenen BT ve MR görüntülerinize göre verilir.
Nasıl yaptırabilirim?
Doç. Dr. Hakan ÖZTÜRK tam zamanlı olarak İZMİR EKONOMİ ÜNİVERSİTESİ MEDİCALPOİNT HASTANESİNDE çalışmaktadır. Dr. Öztürk'ün hasta danışmanından 0533 703 57 20 nolu telefon ile randevu alabilirsiniz.